20 Eylül 2010

Okulda 3. Günümüz

     Bugün Pazartesi Okullar açılıyor. İstanbul kabus gibi bir trafiğe uyandı. Bizim okul maceramızın ise 3. günü.
     
     Dün akşam geç uyuyan Ada sabah ilk kez bu kadar zor uyandı. "okul" dedim, "arkadaşlar" dedim ama sürünecek uyandı. Eee erken uykuya başlamamız lazım artık. Uyandıktan sonra yine oyuncaktır, oyundur oyalanmaya başladı yine. Gecen sene okula giderken de böyleydik ve açıkçası beni en çok bu yoruyordu. "Ada'yı evden çıkartmaya çalışmak" ama bu sene kararlıyım daha kesin ve kararlı davranacağım.

     Evden çıkabildik tabii ama yaklaşık yarım saat gibi bir zamanda. Okula giderken eski okulunu gördü. Maalesef yolumuzun üzerinde. "ben en çok eski okulumu seviyorum" dedi. Çok üzerinde durmadan "evet, eski okulun çok güzeldi di mi? Artık orada küçük çocuklar var şimdi sen abla okuluna gidiyorsun." dedim. "Ben eski okuluma gitmek istiyorum" dedi. Bende " Gideriz tabii. Bir gün öğretmenlerini ziyarete gideriz" dedim. Konuyu kapattı.

     Dün arabada Ada'ya değilde babasına anlatır gibi "yarın Pazartesi herkes işine ve okuluna gidecek ne güzel. Bende Ada'yı okula götüreceğim." yeni hatırlamış gibi "aa Ada'nin el sabununu eczaneden almayı unuttum. Neyse yarın Ada'yi okula bırakınca alırım artık" dedim. Ada "bende ge licem" dedi. "sen okuluna git yoksa oyunları yada kahvaltıyı kaçırırsın" dedim. "Sende gitme . Okulda benimle kalmanı istiyorum" dedi. Bende "ama senin okulunda arkadaşların ve öğretmenin var. Müdürün odasında hiç birşey yok ben orada oturup seni beklerken canım sıkılıyor. Benim de kendi işlerim var onları yapacağım" dedim biraz ısrar edecek gibi oldu ama kesin tavır takındığımı görünce sustu.

     Sabahta buna benzer bahanelere devam etti. Yolda giderken rahatsız olduğunu görünce istediği oluyormuş gibi fakat kararı o vermiyormuş gibi davrandım. " ben zaten seni hemen bırakmayacağım eczane açılınca gideceğim. Hem seni zaten gecen sene de okula götürüyor ve çıkışta almaya geliyordum yine öyle olacak" dedim. Hiç sesini çıkartmadı.
    
     Okula gittik. Beraber içeri girdik. O kahvaltısını eti ara sıra yanıma gelerek öptü. Sonra sınıfa geçtiler. Kendilerine dolap seçip üzerine istedikleri resmi yapıştırıyorlardı. Baktım dikkatini onlara vermiş. "ben eczaneye gidip geliyorum" dedim. Hiç ilgilenmedi. Bende daha fazla uğraşmadan çıktım. Müdürümüz "bir sorun olursa ben ararım merak etmeyin" dedi. Bugün bale dersleri varmış. Çok güzel Ada'nin seveceğini düşünüyorum.
 
     Okuldan çıktım. Eczaneden el sabunumuzu da aldım. Biraz dolaştım. Ama toplam yarım saat geçmişti. :) eee her şeyi Ada ile yapmanın sonuçları bunlar "kendine aşt olan şeyleri unutmak." şimdi Ada'nin okula başlaması ile benimde kendime ait bir zamanım olacak bunu değerlendirmeye ve duruma uyum sağlamaya başlamalıyım. Mesela şu anda bir çay bahçesindeyim. Çayımı içip yazımı yazıyorum. Birazdan kitabımı okuyacağım.
    
     11:30 gibi Ada'yı okuldan almaya gittim. Faaliyet yapıyorlarmış. "Henüz bitmedi. Keyfi yerinde biraz bekleyebilir misiniz?" dedi öğretmeni. Çok sevindim. Müdür odasında beklemeye koyuldum. Müdire hanım anlattı. Bale öğretmeni gelmiş. Biraz dans etmiş sonra "sıkıldım" demiş. Müdire hanım "annen senin çok güzel dans ettiğini söyledi" deyince "ama ben dans etmek istemiyorum. Annemi istiyorum" demiş. O da "birazdan annen gelecek demiş" sonra Ada devam etmiş oyununa.  Bir de müdire hanım çok seviyor Ada'yı öpüyor arada "ben öpülmekten çok hoşlanmam. Bir tek annemin öpmesinden hoşlanırım" demiş. O da "tamam o zaman bende daha az öperim o zaman" demiş.

     Sonra çıkışta ananemizi, büyük ananemizi ve dayımızı aldık. Çay bahçesi olan bir park bulduk. Ada orada 2 arkadaş buldu. Saat 13'e kadar orada oynadı. Sonra eve geldi, yemeğini yiyip uyudu.

     Her şeyin yolunda gitmesi beni hep şüphelendirir. :D Ama şunu kabul etmek lazım kızım büyüyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder