İstanbul da sonbahardayız. Bir kaç günden beri sıcak giden hava bir az evvel yerini yağmura verdi. Her İstanbul günü gibi dengesiz. Yarın sabah güneş açar mı acaba?
Bir kaç günden beri bloga bir şeyler karalamamışım. Ada okuluna alıştı. Okul ile aramız iyi, okulda mutlu herkesi seviyor. Ben ise şunu fark ettim. Okul bana da güven vermiş. Ada okuldayken aklım onda değil. Bir şeyler yaparken "Ada ne yapıyor acaba, mutlu mu?" diye düşünmüyorum. İçim rahat. Güzel bir duyguymuş bu güvenebileceğin birine teslim edebilmek.
Bana gelince duruma ayak uydurmaya çalışıyorum. Ada'sız ne yapıyormuşum? Nasılmışım bilemiyorum. Biraz şaşkın, bir sudan çıkmış balık havası yaşıyorum.
Ada'yı bırakıp kimi zaman çarşıda yada bir kafede vakit öldürüyorum. Bazen eve gelip iş yapayım diyorum. Genellikle bilgisayara dalıp gidiyorum. Eeee artık yavaş yavaş kendime yeni bir şeyler bulmalıyım. Sanırım bir süre sakin sessiz geçireceğim. Kitabımı alıp bir kafede keyif yapacağım. Sonra artık yapmam gerekenlere başlayacağım. Belki müşavirlik sınavına girer staja başlarım, belki sınavı boş verir iş bulurum. Belki evden yapabileceğim bir şeyler yaratırım.
Ama önce karışık olan içimi düzenlemeliyim. Kızıma okul aramak, okul seçmek, onu oraya gönderip yalnız kalmak. İşi gücü olmamak, plansız ve amaçsız kalmak biraz yorucu ve üzücü. Ama onun büyüdüğünü görmek, büyürken yanında olabilmek mükemmel....
30 Eylül 2010
22 Eylül 2010
Okulda 5. Günümüz
Bugün tamamen sorunsuz geçti. Çünkü bugün oyuncak günüydü. Ada kendisi ve arkadaşı için 2 tane Barbi aldı yanına. Arada "anne ben seninde okulda kalmanı istiyorum" dedi. Bende "ben okulda sıkılıyorum. Sizin oyuncaklarınız var ama benim orada yapabileceğim bir şey yok. Boş boş oturuyorum. Eve gidip işlerimi bitireyim sen gelince rahat rahat oyun oynarız. İş yapmam gerekmez" dedim. Cevap vermedi. Yani kabul etti.
Okula bıraktım. Almaya gittiğimde de bir sorun yoktu. Kahvaltıda "yeşil zeytin yemem" demiş. Öğretmeni "bir tadına bak öyle karar ver" demiş. Ada hanımda beğenip 3 tane yeşil zeytini yemiş. Ada aslında bazen yer bazen yemez ama öğretmeni ikna ettiği için çok mutlu olmuş görünüyordu. Ada da hayret inadı tutmamış. Güzel bulup yemiş.
Arkadaşı Nehir Ada'ya kalem hediye etmiş. Daire şeklini öğrenmişler. Bununla ilgili bir yüz resmi yapmışlar el işi kağıdından. Saçlar yünden falan. Ada adını "kardan" koymuş. :) Müzik öğretmenleriyle tanışmışlar. Müzik dersinde ritim çalışması yapmışlar.İngilizce dersi yapmışlar.
Ada dün öğlen uykusunda "öğretmenim" diye sayıklıyordu. Öğretmeni de onu rüyasında görmüş :D
Cuma günü okulda hoş geldin partisi varmış. Ada'yı cuma günü erken uyandırmayacağım dinlensin. Öğlene doğru gider. Partisini yapar. Akşam üzeri alırım. Tabii evdeki hesap çarşıya uyarsa.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)