Blog’a bir süredir hiç yazı eklemedim. Bu geçen zaman içerisinde o kadar çok şey oldu ki…
Şimdi bunca zamandır neler olmuş yazayım sonrada değişik başlıklarda detaylı anlatayım.
En son yazımda da söylediğim gibi fotoğaf kursuna başladım. Çok keyifli ve güzel geçiyor. Temel düzey eğitimi bitti. İleri seviyeye gidiyorum. Ancak arada yaşanan sağlık problemleri nedeniyle (aşağıda anlatağım) hem temel düzeye tekrar gidiyorum, hemde ileri düzeye devam ediyorum. Hala va hala gezilerin çoğuna gitmesem yada gidemesemde.
2. paragrafı yazmaya çok elim gitmesede, babamı sağlık problemleri sonrası kaybettik. Kendisine kasım ayının sonunda Kolon kanseri teşhisi konuldu ve Şubat ayının 19′unda kaybettik.
Ada sürekli geçirdiği kulak enfeksiyonu nedeniyle yaklaşık 6 kez antibiyotik kullandıktan sonra geçmeyince kulağına 4 Ocak’ta tüp takıldı. Şu anda sağlığı gayet iyi gidiyor maaşallah. Tüpleri hala kulağında.
Arada iyi şeylerde oluyor tabii. Kardeşim nişanlandı ve 1 Temmuz’da evlenecek.
Arada çıkan 4+4+4 ile Ada içn okul arayışı hızlandı. Gerçi son duruma göre seneye başlayacak gibi görünsede bu seneden herşeyi netleştirmekte fayda var.
Ve bende bunların arasında koşturuyorum. Hatta şimdi de bir taraftan gözüm saatte. Ada’nın okuldan çıkma saati yaklaştı. Sanırım bunca zamandır bunlar oldu. Bayağı şey olmuş. Tabii bunlar hatırladığım ve çok önemli olanlar.
Tekrar hoşbuldum sevgili bloğum.
Hastalık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hastalık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2 Mayıs 2012
15 Şubat 2011
Ada Hastalandı
Ada kaç günden beri ara sıra "anne kulağım ağrıyor" diyor. Doktoru ile telefonda görüştüğümüzde Sıcak havlu koymamızı ve ağrı kesici vermemizi tavsiye etmişti. "Devam ederse gelin" dedi.
Ama bir gitmedik. Çünkü Ada havlu işinden acayip keyif aldı ve oyuna çevirdi. Gece uyku saati yaklaşınca "anne kulağım ağrıyor" demeye başlamıştı.Cumartesi gidecektik, bu seferde doktorumuzun saatini tutturamadık. Dün okulu açıldı ve Ada okula gitti öğretmenine konudan hiç bahsetme gereği duymamıştım. Akşam almaya gittiğim de öğretmenimiz, Ada'nın kulağının ağrıdığını söyledi. Bende hemen KBB doktorumuzdan randevu aldım.
Bugün okul çıkışı gittik. Ada OTİT olmuş. (Daha önce burada yazmıştım.) Yani orta kulak iltihabı. Daha 1-1,5 ay önce antibiyotik kullanmak zorunda kalmıştık. Ama tekrar kullanmak zorundayız. Orta kulaktaki sıvı kurumazsa iş tehlikeli boyutlara ulaşabiliyor.
Ama bir gitmedik. Çünkü Ada havlu işinden acayip keyif aldı ve oyuna çevirdi. Gece uyku saati yaklaşınca "anne kulağım ağrıyor" demeye başlamıştı.Cumartesi gidecektik, bu seferde doktorumuzun saatini tutturamadık. Dün okulu açıldı ve Ada okula gitti öğretmenine konudan hiç bahsetme gereği duymamıştım. Akşam almaya gittiğim de öğretmenimiz, Ada'nın kulağının ağrıdığını söyledi. Bende hemen KBB doktorumuzdan randevu aldım.
Bugün okul çıkışı gittik. Ada OTİT olmuş. (Daha önce burada yazmıştım.) Yani orta kulak iltihabı. Daha 1-1,5 ay önce antibiyotik kullanmak zorunda kalmıştık. Ama tekrar kullanmak zorundayız. Orta kulaktaki sıvı kurumazsa iş tehlikeli boyutlara ulaşabiliyor.
Umarım bir an evvel geçer. Bir taraftan da okullar açıldı, şimdi bir sürü çocuk hasta olacak. Şu bahar- yaz falan gelsin de hastalıklar son bulsun. Yada havalar çok soğusun kar yağsın ölsün şu mikroplar.
19 Ocak 2011
Akıllı kuzu ve hala acemi anne
Benim minik kuzum okula gidiyor. Yani ana okuluna ama bu ana okulu lafına ne o ne de ben alışabildik. "aaa sen kreşe mi (yuvaya mı) gidiyorsun" Sorunlarına kızarak "hayır ben okula, Maymaya kolejine gidiyorum" diye yanıt veriyor.
Okulda keyfi yerinde ama her sabah bir deneme yapıyor. "Anne ben bugün okula gitmiycem" Başlarda cevap veriyordum, kendimi yoruyormuşum. Geçen gün hafif burnu akıyordu. Göndersem mi, göndermesem mi? diye düşünüyordum. Kuzu yine aynı şeyi söyledi. bende "Ada sen bugün hasta gibisin göndermeyeceğim seni zaten" dedim. Gözler pörtledi. ve konuyu değiştirdi. Sonrasında ise "anne ben bunu okula götüreceğim, anne şunu öğretmenime göstereyim" diye bir heves başladı. Ben de çok hasta olmadığı için gönderdim. Öğretmenini de bilgilendirdim. "Ağırlaşırsa arayın gelip alayım" dedim. Ne bir ses, ne bir soluk çıktı.
O gün bugündür Ada'nın okula gitmeyeceğim sözlerini duymazdan geliyorum. Sanırım o benim tepkilerime alıştığı için rutine bağlamış soruyor.
Ama konu ile ilgili en komik sorusu, sabah yatakta " anne ne zaman hafta sonu olacak?" gülsem mi üzülsem mi bilemedim. Çocuk şimdiden hafta sonu özlemi ve pazartesi sendromu yaşıyor.
Okulda keyfi yerinde ama her sabah bir deneme yapıyor. "Anne ben bugün okula gitmiycem" Başlarda cevap veriyordum, kendimi yoruyormuşum. Geçen gün hafif burnu akıyordu. Göndersem mi, göndermesem mi? diye düşünüyordum. Kuzu yine aynı şeyi söyledi. bende "Ada sen bugün hasta gibisin göndermeyeceğim seni zaten" dedim. Gözler pörtledi. ve konuyu değiştirdi. Sonrasında ise "anne ben bunu okula götüreceğim, anne şunu öğretmenime göstereyim" diye bir heves başladı. Ben de çok hasta olmadığı için gönderdim. Öğretmenini de bilgilendirdim. "Ağırlaşırsa arayın gelip alayım" dedim. Ne bir ses, ne bir soluk çıktı.
O gün bugündür Ada'nın okula gitmeyeceğim sözlerini duymazdan geliyorum. Sanırım o benim tepkilerime alıştığı için rutine bağlamış soruyor.
Ama konu ile ilgili en komik sorusu, sabah yatakta " anne ne zaman hafta sonu olacak?" gülsem mi üzülsem mi bilemedim. Çocuk şimdiden hafta sonu özlemi ve pazartesi sendromu yaşıyor.
18 Aralık 2010
Orta kulak iltahabı (otitis media)
Ada hanım geçen hafta hastalandı ve doktorumuza gittik. Doktorumuz tam zamanında geldiğimizi orta kulak iltihabının başlangıç aşamasında olduğunu söyledi. Geçen sene de orta kulak iltihabı geçirmiştik. Bu kronikleşecek diye korkuttu. İnternetten biraz araştırdım ve sizlerle paylaşmak istedim.
ORTA KULAK İLTİHABI (OTİTİS MEDİA)Kaynak : http://www.kbbhastanesi.com/egitimkonulari/otitismedia.htm
Orta Kulak Neresidir : Kulak; Dış, Orta ve İç kulak olmak üzere 3 kısma ayrılarak incelenir.Dış kulak yolunun sonunda kulak zarı bulunur. Kulak zarı dış ve orta kulağı birbirinden ayırır. Yani orta kulak, kulak zarının daha iç tarafında bulunur ve bir boşluktan oluşur. Bu boşluğun içinde örs, çekiç ve üzengi adı verilen kemikçikler bulunur. Bu kemikçikler dış kulaktan gelen sesi iç kulağa aktarma görevi görür. Orta kulak bir kanal aracılığıyla (östaki borusu) geniz boşluğuna bağlanır. Bu kanal orta kulağın basıncını ayarlar.
Kaç Tür Orta Kulak İltihabı Vardır: Orta kulak iltihabı genellikle bakterilere bağlı olarak gelişir. Bu iltihap yeni oluşmuşsa akut orta kulak iltihabı, uzun süreden beri var ve kendini kulak zarında bir delik ile gösteriyorsa kronik orta kulak iltihabı denir. Ancak bazen östaki borusunun tıkanmasına bağlı olarak ( alerji veya geniz etine bağlı) orta kulak iltihabı gelişebilir ve buna seröz orta kulak iltihabı denir.
İltihap Nasıl Oluşur: Orta kulakta bakterilerin yerleşip hastalık yapacak kadar çoğalmasıyla orta kulak iltihabı oluşur. Orta kulağa mikroplar genellikle östaki borusu aracılığı ile geniz ve boğazdan gelir. Östaki borusunun çocuklarda daha düz ve kısa olmasından dolayı orta kulak iltihabı çocuklarda daha sık görülür. Kulak zarı sağlam olduğu sürece dış kulaktan orta kulağa iltihap yapacak bakteri giremez. Bazen orta kulakta bakterilere bağlı olmayan iltihap gelişebilir. Bu durum genellikle östaki borusunun alerji veya geniz eti gibi nedenlerle tıkanıp orta kulakta basınç problemleri oluşmasına ve yapışkan sıvı toplanmasına bağlıdır. Seröz orta kulak iltihabı denilen bu durum bakterilere bağlı orta ulak iltihabından farklı belirtiler verir ve tedavisi de farklıdır. Bakterilere bağlı iltihap genellikle ilaç tedavisiyle düzelirken seröz orta kulak iltihabı bazen kulak zarını çizmek ya da tüp takmak şeklinde bir ameliyat gerektirir.
Ne Gibi Belirtiler Verir : Orta kulak iltihabının en sık görülen belirtisi ağrıdır. Özellikle çocuklar ağrıyı daha fazla hissederler. Bunun dışında işitme azlığı, ateş, bebeklerde huzursuzluk, dolgunluk gibi şikayetler görülür. Eğer iltihap kulak zarını delerse kanlı ya da iltihaplı akıntı oluşur. Seröz orta kulak iltihabında ise ağrı olmaksızın işitme azlığı görülür. Kronik orta kulak iltihabında ise işitme azlığı, aralıklı veye sürekli akıntı veya kötü koku şeklinde belirtiler olur.
Muayenede Ne Görülür: Muayene bulguları orta kulak iltihabının türüne göre değişir. Bakterilere bağlı iltihapta kulak zarı oldukça kızarık, bombeleşmiş görülür. Seröz otitis media'da kulak zarındaki en önemli bulgu zarın içe doğru çökmesidir. Kızarıklık yine görülebilir. Kronik iltihaplarda ise kulak zarında delik ve varsa akıntı görülür.
Hangi Tetkikler Yapılır: Yeni oluşan bir orta kulak iltihabında teşhis muayene ile konduğu için genellikle tetkik gerekmez. Fakat seröz ve kronik orta kulak iltihaplarında işitme testleri gereklidir. Bu hem işitme kaybının derecesini belirlemeye hemde tedavi sonuçlarını değerlendirmeye yarar. Seröz iltihaplarda, orta kulak basıncını belirlemek için timpanometri denilen bir tetkikte yapılır. Kronik orta kulak iltihaplarında, özellikle tedavi için ameliyat düşünülüyorsa normal filmler ya da bilgisayarlı tomografi çektirmek gerekebilir.
Nasıl Tedavi Edilir: Akut orta kulak iltihabı genellikle antibiyotikler ve ağrı kesici ilaçlarla uygun şekilde tedavi edilir. Nadiren antibiyotiklere cevap alınamadığı durumlarda kulak zarını çizmek gerekebilir. Seröz otitis media'da da yine önce ilaç tedavisi uygulanır. Özellikle alerjiye bağlı seröz orta kulak iltihapları ilaç tedavisine iyi yanıt verir. Ancak birçok kez kulak zarını çizmek veya tüp takmak şeklinde cerrahi müdahale gerekir. Kronik orta kulak iltihaplarında nadiren ilaç tedavisi yeterli tedavisi sağlar. Kronik orta kulak iltihaplarının tedavisi genellikle ameliyattır.
Orta Kulak İltihabı Çok Sık Tekrarlıyor: Tekrarlayan orta kulak iltihabı demek için, hastanın 6 aylık bir süre içerisinde 3 veya daha fazla orta kulak iltihabı geçirmesi gerekir. Tekrarlayan orta kulak iltihabı olan çocuklarda yarık damak, burun ve sinüs alerjisi, geniz eti, sinüzit gibi hastalıklar araştırılır. Bunlardan biri bulunursa tedavi edilir. Eğer bu tür hastalıklar bulunamazsa önleyici tedavi yapılır. Bunun için şu yöntemlere başvurulur:
1-Orta kulak iltihabı olmadan düşük dozda antibiyotik verilmesi
2-Kulak zarının çizilmesi veya kulak zarına tüp takılması
3-Geniz etinin alınması
4-Bazı aşılar
Hangi Durumlarda Ameliyat Yapılır : Seröz orta kulak iltihabında eğer hastada işitme kaybı var ve bu durum ilaç tedavisiyle düzelmiyorsa tedavi ameliyattır. Kronik orta kulak iltihabında da eğer iltihap orta kulaktaki kemikçikleri eritmeye başlamış ve çevre dokulara yayılmaya başlamışsa yine ameliyat gereklidir.
Ne Gibi Tehlikeleri Vardır: Akut orta kulak iltihapları uygun dozda ve uygun süre ile tedavi edildiklerinde genellikle bir tehlike yaratmazlar. Seröz orta kulak iltihaplarında da kulak zarında ileri derecede çökme ve orta kulak kemikçiklerinde erimeye bağlı işitme kaybı gelişebilir. Bazen ileri derecede zar çökmelerinde orta kulakta kolesteatom adı verilen ve kemiklerde erimeye neden olan bir doku gelişebilir ve iltihabın çevre dokulara yayılmasına neden olabilir. Kronik orta kulak iltihapları en çok tehlikeye yol açabilen iltihap türüdür. Kolesteatom daha çok kronik iltihaplarda oluşur. Eğer kolesteatom yoksa ve kabul edilebilir bir işitme kaybı varsa ameliyat gerekmeyebilir. Ancak özellikle kolesteatom iltihabın yayılmasına neden olarak aşağıdaki komplikasyonların oluşmasına neden olabilir:
-İç kulağa yayılım sonucu tam işitme kaybı ve baş dönmesi
-Beyine doğru yayılım sonucu beyin abseleri
-Yüz felci
-Menenjit
Ameliyat Nasıl Yapılır: Seröz otitis media'da yapılan işlem ya kulak zarını çizmek veya tüp takılmasıdır. Kulak zarı çizilerek (yani delinerek) orta kulakta biriken sıvı boşaltılır. Eğer sıvı az ve yapışkan değilse tüp takmaya gerek kalmaz. Ancak sıvı yapışkanlığından dolayı boşaltılamıyorsa kulak zarında çizilen yere tüp takılır. Ventilasyon tüpü denen bu tüpler bir ağzı dış kulağa, diğer ağzı orta kulağa bakan ve orta kulağın dışarıdan hava almasını sağlayan cihazlardır. Bazen lokal anestezi ile uygulansa da özellikle çocuklarda genellikle genel anestezi gerekir. Kronik orta kulak iltihapları için yapılan ameliyatlar genellikle daha büyük ameliyatlardır. Eğer herhangi bir komplikasyon oluşmamışsa yapılan işlem orta kulaktaki iltihabı boşaltıp, kemikçiklerdeki erimelere bağlı kopmaları yok edip ( bu bazen protez koymayı gerektirir) , kulak zarındaki deliği kapatmaktır. Zardaki deliği kapatmak için genellikle kulak arkasındaki kasın zarı alınarak kullanılır. Kronik orta kulak iltihaplarında eğer komplikasyon oluşmuşsa genelde ilk ve bazen tek amaç iltihabı temizlemektir. Bunun için kulak çevresindeki kemikler daha fazla açılır ve işitmenin sağlanması ikinci plana itilir. Hatta bazen işitme feda edilir. Kronik iltihaba bağlı ameliyatlarda genelde kulak arkasından yapılan kesi ile ameliyat yapılır.
Ameliyat Olmazsam Ne Olur : Seröz orta kulak iltihaplarında ameliyat olunmazsa zardaki çökme ve sıvı birikimi artar. İşitme kaybı günlük yaşamı zorlaştıracak seviyeye gelir ve daha sonra uygulanacak ameliyatın başarı şansı düşer. Kronik orta kulak iltihaplarında ise eğer işitme kaybı az ise ve iltihap pasif durumda olup, sık sık akıntı yapmıyorsa ameliyat olmadan yaşam devam edebilir. Bu durumda hasta kulağına su kaçırmamaya ve mümkün olduğunca üst solunum yolu infeksiyonu geçirmemeye çalışmalıdır. Ancak iltihap sık sık aktif hale gelip akıntı oluyorsa, işitme kaybı ilerliyorsa, kulak kemikçiklerinde erime artıyorsa ve orta kulak iltihabına bağlı komplikasyonlar oluşmuşsa tedavi kesinlikle ameliyattır.
Ameliyatın Ne Gibi Riskleri Vardır: Her ameliyatın olduğu gibi orta kulak ameliyatlarının da riskleri ve komplikasyonları vardır. Bu ameliyatlar için sıklıkla genel anestezi kullanıldığı için anestezi riskleri mevcuttur. Bunun dışında kulak zarının çizilmesi genellikle problem yaratmamasına rağmen bazen iç kulağa zarar verilebilir. Tüp takılması da bazı problemler yaratabilir. Tüp takılırken kulak zarına fazla zarar verilebilir veya tüp orta kulağa kaçabilir. Tüp takıldıktan sonra ise, zarda kalıcı delik, kireçlenme, infeksiyon ve buna bağlı akıntı oluşabilir.
Kronik orta kulak iltihapları için yapılan ameliyatlar daha büyük ameliyatlardır ve bunlarında bazı komplikasyonları vardır. İç kulağa zarar verilerek tam işitme kaybı, yüz felci, çevredeki damar ve sinirlerin yaralanması önemli komplikasyonlar arasındadır.
Ameliyattan Sonra Nelere Dikkat Etmeliyim: Kulağına tüp takılan hastaların dikkat etmesi gereken en önemli konu kulağa su kaçmasının önlenmesidir. Bunun dışında genellikle ayda bir kez kontrol yeterlidir. Kronik orta kulak iltihaplarında ise en önemli konu pansumanlara doktorun uygun gördüğü şekilde riayet edilmesi ve verilen ilaçların uygun şekilde kullanılmasıdır. Orta kulak iltihabı için ameliyat olan hastaların yiyecek ve içecekle ilgili dikkat etmesi gereken önemli konular yoktur. Kronik orta kulak iltihabı nedeniyle kulak çevresindeki kemiğin fazla oyulmak zorunda kalınan hastalarda, oluşan boşlukta kulak kiri sık sık birikebilir. Bunlar periyodik olarak temizlenmelidir.
Ameliyat Kesin Çözüm mü?: Orta kulak iltihapları için yapılan ameliyatlardan önce hiç bir zaman sorunun kesinlikle yok olacağına dair iddiada bulunulmaz. Tüp takılan hastalarda tüp çıktıktan sonra orta kulaktaki basınç ve sıvı problemleri tekrar edebilir. Bazen birkaç kez tüp takılmasına rağmen problemin devam ettiği hastalar vardır. Kronik orta kulak iltihabı ameliyatları sonucunda ise takılan zarın tutmaması, takılan protezlerin yerinden çıkması, iltihabın devam etmesi gibi problemler oluşabilir.
18 Haziran 2010
Hasta kuzu annesini nasıl delirtir?
Yaa bu hastalık işi beni deli ediyor. Ateşleniyor, boğazları ağrıyor, burnu tıkanıyor, ağlıyor, uyumuyor. Bunların hiç birisi sorun değil. Huyu değişiyor çocuğumun. İnatlaşıyor. Hemde öyle böyle değil. Ne pahasına olursa olsun. Yapmıyor.
Hastalığın ilk bir kaç günü ateşler içerisinde ancak tedaviye katılıyor. "Anne beni Neslihan teyzeme götür (doktoru)" Tamam iyi hoş gidiliyor. Muayene ve ilaçlar tamam. İlaçlara başlanıyor, tamam yemek yemeye çalışıyor, tamam. 2. günün sonlarına doğru ateş düşmeye başlıyor. Bu 2 gün içerisinde 40derecelerde ateşimiz. Ateş düşmeye başlıyor. Kırmızı olan boğazlarımız da aft oluşup boğazlarımız ağrımaya ve burnumuz tıkanmaya başlar ve Ada 180derece değişir.
İlaçlara itiraz başlar. "İçmeyeceğim, iyileşmeyeceğim, boğazlarım ağrısın istiyorum, burnum tıkansın istiyorum" Yemeklere itiraz başlar "yemek istemiyorum ,acıkmadım, iyileşmek istemiyorum, birazcık küçük kalmak istiyorum, öpücem" en büyük takıntımız da "öpücem" öpme süresini kâr sayıyor sonra kaldığı yerden inatlaşmaya devam. Ne olacak nereye varacak bilmiyorum. Ama beni delirtmeye ramak kaldı. Gerçi pek kaldı da sayılmaz. Ramağı geçeli oldu biraz.
Biraz önceki yemek olayında beni bitirdi. Bir tabak yemekten 3 lokma ağzına aldı ve onları yanağının kenarında biriktirdi. Ve çeşitli inatlaşmalar ile orada tutuyor. "Kucağına al, öpücem, su ver, çok büyük vermişsin, midemi bulandırdı" yok yok yok yemiyor. Antibiyotik vereceğim yemek yediremiyorum. Tatlı dil, ceza,bağırma çağırma yok yok yok. OOOffffff düşününce bile geriliyorum. Sabahtan da cd almaya kadar gidecektik. Orada da bir ton sorun çıkardı. Yok bebeğimi ve arabasını alayım. Yok arabamın üzerine bineyim. "Kızım bebek arabasına bin gidip gelelim" "Hayır" "iyi gitmeyelim" "hayır bebeğimi arabasına bindirelim de gidelim" daha bir sürü inatlaşma. Vee anne çıldırır. Gitmekten vazgeçer bu sefer tekrar ağlama faslı "n'olur gidelim" "Ada gitmeyeceğiz. Sen sözümü dinlemedin cezalısın" N'olur gidelim bir daha yapmayacağım, öpeyim" ısrar kıyamet tekrar ikna eder. (ağladıkça boğazları ağrıyacak diye) Dönüşte de yemek olayı patlak verir ve artık anne kayışı koparır....
Lütfen artık iyileşsin.
Annem hep benim için söylerdi.
Çingenenin bir lafı varmış "Çocuğumun hasta olduğuna değil de, huyunun değiştiğine yanarım" diye
Sanırım bu benim annemin ahını alma olayım değil. Tüm çocukların huyu.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

