5 Yaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5 Yaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ekim 2012

Kendi İşini Başarabilmek


Bir anne olarak biraz sevinme ve gururlanma isini biraz abartmış olabilirim ama bugün yaşadığım olay çok hoşuma gitti.
Ada bu ayin başında kendi isteğiyle cimnastik kursuna başladı. Heyecan ve keyifle kursa gidiyordu. Dun aksam biraz biraz şikayete başladı.
"Anne hani saçları dik dik olmayan, saçları biraz az olan erkek öğretmen var ya, o barfikste yarasa gibi sallarken çok sallıyor ya korkuyorum ben" diye
Bugün okuldan alıp kursa gelirken " ben artık kursa gitmek istemiyorum" dedi. Nedenini sorunca yarasa gibi sallayan öğretmenin hızlı salladığını korktuğunu ve dizlerinin de acıdığını söyledi. Bende yeni başladığı bir isten zorlanınca, yapamayınca yada başka sebeplerle hemen vazgeçmemesi gerektiğini denemeye devam etmesi gerektiğini ama uzun bir sure durum değişmezse devam etmek zorunda olmadığını anlattım.
İkna oldu ama salona gelince yan çizmeye başladı. Bende " öğretmenin yanına git konuşabilir miyiz de kenarda bana anlattıklarını ona da anlat" dedim.
Hiç itirazsız " tamam" dedi ve gitti.
Öğretmenin yanına gitti. " konulabilir miyiz?" dedi. Elinden tutup kenara gitti ve konuştu ne konuştuklarını duyamasam da öğretmeni gülen bir ifadeyle Ada'ya bir şeyler söyledi. Sonra güle-oynaya antremana başlamak için sıraya girdi.
Dediğim gibi kendini ifade edebilmesi, öz güveni, sorununu kendi başına çözebilmesi. Çok mutlu oldum çok.
Ada problem gördüğü şeyi çözebildi mi? Bugün için evet antrenman parkurunda barfiks olmadı. Ada söyledi diye mi belki evet, belki hayır ama Ada,nın kendine olan güveni pekişmiş oldu.
İmza: keyfi yerinde anne :)

21 Eylül 2012

Mum Dilekleri


Bir önce ki yazıya yazmayı unutmuşum, sonradan eklemeyeyim dedim. Parti biterken mumları üflemek ve üflerken de dilek tutmak istedi. Tabii bir kaç mum yakildığı için bir kaç dilek hakkı doğdu. Dileklerin bir kısmı şöyle.

-Annemin, babamın ve benim yollarımız hep bir olsun.
-Annem, babam ve ben hiç ayrılmayalım.
-Annem fotoğraf kursuna gitmesin.*****(Haftada bir akşam 2 saatliğine gittiğim kurs)
- Bir sürü daha oyuncağım olsun, bir de onları koyacak yer olsun. (Oyuncak odasında da koyacak yer kalmayan bir çocuğun duası)
Ada'dan inciler. Bunlar en çarpıcı olanlar.

Ada'nın Partisi


Ada son zamanlarda kendisini aşmaya değişik ve bizi şaşırtan işler çıkartmaya başladı. Bunlardan biri de bu akşam bir anda ortaya attığı parti etkinliğiydi. Öyle iyi planlanmış bir parti yaptı ki babası da bende çok şaşırdık ve keyif aldık.

Akşam yemeği hazırlarken önce bana konser vermeye karar vererek baterisini ve orgunu alıp geldi. Sonra bir ara sesi kesildi. Sofraya oturmaya hazırlanırken salonda bir işler çevirmeye başladı. Salona oyuncaklar yaymaya başlamış bunun canımı sıkacağını düşünmüş olmalı ki hemen kılıfına uydurdu. "Anne biliyor musun ben içeriye oyuncaklarımı taşıyorum ve bir parti vereceğim" ee tabii böylesine yaratıcı bir etkinliğe ve onun heyecanlı haline dayanamadık anne, baba olarak. Başladı ballandıra ballandıra, heyecanla anlatmaya "Oyuncaklarım da partiye davetli. Partide piyanomdan müzikte çalacak. Sen, ben ve babam danslar  edeceğiz. Işığı kapatacağız ama o zaman karanlık olur, o yüzden mumları yakacağız. Parti için, kek, kurabiye de yaparız." Tabii kek ve kurabiye akşam saati için, hem de uğraşmak çok mantıklı gelmediği için onunla aynı heyecan da "ama parti için kek ve kurabiye yetişmez bence meyve partisi yapalım ne dersin?" diyerek partiye biraz meyve sıkıştırdım Ama neyse onunda çok hoşuna gitti. Yemeğini de hızla yedi (ki bu çok görülen bir şey değildir.)

Işıkları söndürüp bütün mumları yakıp müzik eşliğinde çılgınca dans ettik ve meyve yedik ailecek. Çok keyifliydi. Yaklaşık 1 saat süren etkinliğin ardından önce ben pes ettim. Bir süre sonra ise Ada...
Bu arada küçük hanım önce prenses eteğini sonra ise tütüsünü giyerek partiye katıldı.

Böylece ilk Ada partisi eksiksiz bir şekilde düzenleşmiş oldu... Biz artık bunu ara ara yaparız. Gerçekten çok keyifliydi.

18 Eylül 2012

Sadece Kum


Bir Sure önce Ada'yı Moda Parkı'na getirmiştim. Ama süslü puslu giyindiği için oynamakta zorlanmıştı. Bunun üzerine 1-2 gün sonra tekrar geldik. İstediği gibi oynadı.
Sonbaharın gelip havaların serinlemesi ile deniz-havuz sezonu da kapanınca toplu tasıma ile İstanbul gezilerimize başladık. Geçtiğimiz hafta Oyuncak Müzesi ile açtık sezonu.
Bugün ise Ada'nın isteğiyle Moda Parkındayız. Çocuğum yolda gelirken içinde kum olan bir park gördü. "Anne bak buraya da gelebiliriz" dedi. Kuzucuğumun tek derdi kuma bulanmakmış.
Söyle bir düşününce Kumlu olan parklar ne kadar da azmış.
20120918-184033.jpg

17 Mayıs 2012

Aslı ile Ayçocuğu


Ay'dan dünyayı masmavi görüp merak eden Ayçocuğu, dünyaya bir ziyaret yapar. Bu sırada Aslı ile tanışır. Gördüğü renklere hayran kalır.
"Ayçocuğu teleskopuyla uzayı incelerken, masmavi bir gezegen görür. Annesinden bu güzel gezegenin adının Dünya olduğunu öğrenir. Gece herkes uyuduktan sonra ay aracına binerek Dünya'ya gider. Ama onu bir sürpriz beklemektedir. Uzaydan gördüğü renklerin hiçbiri ortada yoktur." Kitap tanıtımından alıntıdır.
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınlarından çıkan kitabın yazarı Emma Chichester Clark. 2-7 Yaş
Aslı ile Ayçocuğu
Aslı ile Ayçocuğu
Benim Ada'ya okurken çok keyif aldığım bir kitap değil. Ada'nın da çok sık okuttuğu söyleyemez. Bana kalırsa kitap daha küçük yaşlar için uygun. Rekleri öğrenirken yardımcı olabilir.

15 Mayıs 2012

Hafta sonu etkinliğimiz- Istanbul Truck Racing by Renault Trucks


Kamyon yarışları
Bu hafta sonu cumartesi günü Formula 1 pistinde kamyon yarışları vardı. Bir arkadaşımızın daveti üzerine gitmeye karar verdik.
İyi ki gitmişiz. Ada duyduğu an itibariyle heyecandan yerinde duramıyordu. Bir de ilk söylediğimizde sanmış ki kamyonları kullanabilirmişiz. "Onlar yarışacaklar biz izleyeceğiz" deyince çok bozuldu.  "Ama ben kullanmak istiyordum, şöyle yapsam böyle yapsam." diye biraz ısrar etti ama sonunda ikna ettik.
Ada'nın McQuin'i
Yarışlara gittiğimizde hepimize birer bayrak birer şapka aldı. Heyecanla izlemeye koyuldu. Hali görülmeye değerdi. Kamyonlardan önce arabaların yarışları vardı. Kırmızıyı gözüne kestirdi "Bu Şimşek McQuin" dedi. Mavi "Kral" , Yeşil ise "Chick" Yarış başladı. Büyük bir heyecanla bir tezahuratta bulunuyor. O gün Ada'dan başka kimse öyle tezahurat yapmamıştır.
Bir kamyonlarda da kendisine kırmızı olanı seçti. Çünkü o da Mc Quin'i taşıyan kamyon olan Mac'ti. "Maaaaccc haaaadiiii" Şeklinde tezahüratımız sürdü.
Kamyon yarışlarından sonra gitmeye karar verdik ama Ada hanım "n'olur kalalım" diye bir süre ısrar etti ama neyse vazgeçirebildik. Hatta pazar günü olacak yarışlara katılmak içinde çok ısrar etti.
Bir de yarışlara gitmeden bir kaç gün öncede "anne ben araba yarışçısı olmak istiyorum. Bana yarış arabası alır mısın?" diye soruyordu. Hem öğretmen, hem anne, hemde yarışçı olmak istiyormuş. Haydi hayırlısı.
Ada'nın "Kral"

14 Mayıs 2012

Erken Gelen Anneler Günü Hediyesi


Perşembe günü Ada'yı okuldan almaya gittim. Bütün çocukların elinde kendi paketledikleri bir hediye vardı. Eveet anneler günü hediyem geliyordu.
Ada "öğretmenim anneme şimdi verebilir miyim?" dedi. Öğretmeni "tamam ama önce ne söylüyorduk?" dedi.
Ada bana dönüp hediyesini uzattı ve "anneler günün kutlu olsun anneciğim" dedi.
Tabii  ben "aahh canım benim. Teşekkür ederim." falan diye heyecan yaptım.
Ada sonra hediyeyi bırakmadı. Ve "ama burada açmanı istemiyorum eve gidince açacaksın ve o zamana kadar onu ben taşıyacağım" dedi. Komik kızım benim hediyeyi geri aldı...
Eve geldik ve hediyesini açtık heyecanla. Seramik bir el baskısı, bir nazar boncuğu ve bir şiir vardı. Şiir kağıdı da çok şirindi. Tabii ben onu görüp sonra şiiri de okuyunca duygulanıp ağladım. Ada sevdi, okşadı. Bunun mutluluktan ve duygulandığım için olduğunu anlatınca daha da çok hoşuna gitti. Sarıldı. Bir süre sevgi yumağı olduk.
Getirdiği hediyeyi salonumuzun en güzel ve herkesin görebileceği bir yere koyduk.
Dün akşam ananeden geldik. "anne getirdiğim şiiri okusana, tekrar mutluluktan ağlasana" dedi.

11 Mayıs 2012

Kütüphanedeki Aslan


Kütüphanedeki Aslan
Kütüphanedeki Aslan
Kitap çok güzel sıcacık keyifli bir öykü. Ada'ya okurken kendimde çok zevk aldığım kitaplar var bu da onlardan biri.
Bir gün kütüphaneye gelen bir aslanın öyküsü. Kimseye zarar vermiyor. Aksine yardım da ediyor. Masal saatinde oturup masal dinliyor.
Özellikle çok hoşuma giden 2 tane yer var onları paylaşmak istiyorum.
"Eğer kaza geçiren bir arkadaşına yardım etmek gibi çok önemli bir sebebin varsa kütüphanede kükreyebilirsin"
"Kuralları çiğnemek için bazen geçerli sebeplerimiz vardır. Kütüphanede bile..."
Kitabın arkasında şöyle bir yazı var.
"Kütüphanede aslan var ve kimse ne yapılması gerektiğini bilmiyor. Bağırmakla ilgili kural var. Koşmakla ilgili kural var. Ama aslanlarla ilgili hiç kural yok!"
Tudem yayınlarından çıkan kitabın yazarı Michelle Knudsen.  5-8 yaş için.
Kütüphanedeki Aslan
Kütüphanedeki Aslan