Emzirme Reformu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Emzirme Reformu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Nisan 2011

Çalışan anne ilk 6 ay emziremez ÇÜNKÜ

Bugün TRT 1'de Gülben Ergen'in konuğu Sağlık Bakanı Recep Akdağ idi.
Twitter'dan gelen soruları da yayınlayacaklarını duyunca "Sağlık Bakanı "ilk 6 ay sadece anne sütü" diyor Çalışma Bakanlığı SSK'lı anneye 2 ay sonra ise dön diyor.Konu ile ilgili düşünceleri nelerdir?" diye bir soru gönderdim. Kendisi bu çok merak ettiğim konunun muhataplarındandı, vereceği cevabı gerçekten merakla bekledim.
Sorum soruldu. Cevap ise gerçekten soğuk duş etkisi yaptı. Kendime uzun süre gelemedim. Cevap bu mudur? Böyle mi olmalı? Ne kadar tezat, ne kadar tutarsız, yanlış ve üzücüdür.
R.A. Öncelikle; biz konu ile ilgili iyileştirmeleri yapıyoruz. Mesela günde 1 saat olan süt iznini 1,5 saate çıkarttık.
Buna cevaben şu örnek aklıma geliyor. Arkadaşım yerine servis dışında başka vasıta ile gidemezken, yeri haftada 1 gün olarak kullanmasına izin vermezse sizce bu izni nasıl kullanabilir?
R.A.Emziren annenin gece çalıştırılması durumunu düzenlemiş; çalıştırılamayacağına dair düzenleme getirilmiş.
e bir zahmet gece çalışmasınlar bari diyeceğim ama buna da hangi yeri ne kadar uyuyordur onu düşünüyorum.
Ücretli doğum izni süresinin arttırılmasına gelince;
R.A.Bu kadın istihdamını olumsuz etkilermiş.Özellikle özel sektörde “Madem kadın çalışan o kadar süreyle işinden ayrılacak, o halde ben de onu işe almayayım” türünden bir düşünce hakim olurmuş. O yüzdenmiş
Buna yapacak yorum söyleyecek söz bulmakta zorlanıyorum. O zaman sizin özel sektör patronlarından ne farkınız kaldı. Siz yasayı yapın, kararı onlar versin yada kanunlarla engellemenin yolunu bulun. Madem onları düşünüyorsunuz, bu kraldan çok kralcılık değil mi? Anneleri geçtim. Bu küçücük bebeklerin hakkı değil mi? Maddi nedenlerle çalışmak zorunda olan yada kariyer sahibi olmak isteyen anneler emzirmesinler. Çocuğunu emzirmek için ise işi bırak yada ara ver. Hiç adil olduğunu düşünmüyorum.
Konunun tek çözümü bu olmayabilirdi de; Mesela yerlerinde kreş yada yeri yakınlarında kreş zorunlu hale gelse bu bile çözüm olabilir. Böylece çalışan anne verilen süre içerisinde bebeğini emzirebilir. Unutulmamadır ki çözüm 1 tane değildir. Demokrasiler de çareler bitmez. Çare bulmak istenirse yada konu ciddiye alınırsa tabii.
R.A. Kaldı ki, ücretiz izin denilen bir düzenleme varmış. Kadın çalışanlar, doğum izinleri bittikten sonra bu ücretsiz izinlerini kullanabilirlermiş.
Özel sektörde bu da verenin inisiyatifinde gerçekleşiyor. "Hayır 1 sene izin vermeyeceğim". Yada "sana şu kadarını kullanma izni veriyorum işine gelirse". Ve adı üzerinde ücretsiz izin insanlar maddi nedenlerden bunu teklif bile edemeyebiliyor.

3 çocuk isteyen Başbakanımızın bu konu ile ilgili görüşlerini ve hareket planını oldukça merak etsem de, alacağım cevaptan korkmuyor değilim.Bu bir parti sorunu değil yada bu Recep Akdağ sorunu değil. Bu bakış açısı sorunu. Eğer yasa yapıcılarımız patron penceresinden bakmak yerine biraz daha halkın penceresinden baksalardı bu sorunlar daha aza inebilirdi.

22 Aralık 2010

Emzirme Reformu Sobesi (Mimi)

 "Emzirme reformu" bir süreden beri bu işin içindeyim. Çalışmıyor olabilirim. Sorunları bizzat yaşamış olmaya bilirim. Ama bu benim için, arkadaşlarım için, toplumda ki tüm kadınlar için hatta ve hatta kızım için gerekli.

Bilgilenmek, bilinçlenmek, öğrenmek sadece emzirme reformu değil  her konu için gereklidir.

     Benim sobem ise aslında tüm Nurturia anneleri başta olmak üzere Füsun , Başak, Eylem, Rana, Burcu_Ayaz, özgüranne , Ferda, HilalDamla'ya. Sizin de görüşlerinizi ve sobelerinizi bekliyorum.

(1) Türkiye'de ilk altı ay sadece anne sütü alan bebeklerin oranı sizce yüzde kaç? (*)

Bu emzirme oranının maalesef yüzde 1,3 olduğunu biliyorum. Ama bunu emzirme reformu hareketi ile öğrendim. Ben bu oranın % 70'ler de olabileceğini tahmin ederdim.

(2) Siz bebeğinizi ne kadar süre anne sütü ile beslediniz?


Ada 6 ay boyunca sadece anne sütü ve 18 ay ek gıda ve anne sütü emdi. Bir gün kendiliğinden memeyi reddetti. Bana kalsa daha emzirirdim. Ama Ada öğürerek hatta, tiksinerek reddetti. Sanki bir gün önce emdiği meme o değilmiş gibi

(3) Kaç ay doğum izni kullandınız?

Ben hamileyken işi bıraktığım için doğum izni gibi bir problemim olmadı.

(4) Yasal süt izninizi kullanabildiniz mi?
Çalışmadığım için rahat rahat emzire bildim. Ama şahit olduğum, duyduğum öyle olaylar var ki inanamıyorum. Mesela bir arkadaşımın şu anda çalıştığı yerde yaşamakta olduğu bir problem. İş yerine servis ile gidip geliyor. Evi ve iş yeri arası bayağı uzak olduğu halde, iş yeri 1 saat emzirme iznini kullandırıyor. Hafta da bir gün olarak kullanılmasına ise olumsuz cevap veriyor. Arkadaşım ise servis haricinde başka şansı olmadığı için emzirme iznini kullanamıyor. İş yerinde süt sağıyor ancak geçenlerde sütünün azaldığından dertleniyordu.


(5) Emzirdiğiniz ya da süt iznini kullandığınız için iş yerinde mobbing (tepki, işi bırakmanız için baskı) ile karşılaştınız mı?


Çalışmadığım için süt iznim ile ilgili problemim olmadı. Ancak yaşayan arkadaşlarım (yukarıda anlattığım gibi) var. Ben ise Ada'ya hamile kaldığımda bir kaç ay çalıştım ama bir süre sonra mobbing'e maruz kalmaya başladım. Zaten iş görüşmemde (hamileliğimden 2 yıl önce) çocuk yapmayı düşünüp düşünmediğim gibi sorularla karşılaştım. Hamileliğim de öğrenilir öğrenilmez doğumdan sonra çalışmayı düşünüp düşünmediğim sorulmaya başladı. Departmanıma eleman alındı ve yaptığım işlerin çoğunu ona devretmem istendi. Beni pasifize etmek istediler. Ve bunun gibi bir çok problemle karşılaştım. Hamilelik psikolojisi ve üzerine çoğu kadının yaşadığı iş yeri baskısı. Daha fazla dayanamadım ve işi bıraktım.


(6) Bebeğinizi toplum içinde, dışarıda emzirmeniz gerektiğinde sıkıntı yaşadınız mı?

Hayır ben çok fazla problem yaşamadım. Gerçi dışarı çıkarken emzirme odası olan yerleri tercih ettim ve genelde bunlar Alışveriş merkezleriydi. Çoğu yerde emzirme odası ve alt değiştirme yeri bulmak bile ciddi bir sorun günümüzde.


(7) Emzirme konusunda desteğe ihtiyacınız oldu mu? Gerek emzirme danışmanlığı, gerekse psikolojik olarak yeterince destek bulabildiniz mi?

Doğum yaptığım hastane nasıl emzirmem gerektiğini ve bunla ilgili bir çok doküman verdi. Ancak Cumartesi günü katıldığım City's de ki etkinlikte bunların bile yeterli olmadığını gördüm. Ama benim için artık çok geçti. Ailemden destek gördüm bolca emzirmek, dinlenmek ve psikolojik olarak rahatlatmak adına. Tıbbi olarak yardım almak aklıma gelmedi. Bir seferinde ilaç kullanımı ile ilgili bir bilgiyi ise çok zorlanarak öğrendiğimi hatırlıyorum. Ama o zaman emzirme danışmanlığı diye bir şey olduğunu bilmiyordum.


(8) Emzirdiğiniz süre boyunca etraftan "sütün yetmiyor, mama ver, bu çocuk meme emmek için çok büyük” şeklinde baskı gördünüz mü?

Hayır kesinlikle görmedim. Ailem, çocuk doktorumuz ve çevremdeki diğer insanlar emzirme konusuna çok önem verirler. Aksini düşündürtmediler bile.

(9) Emzirme Reformu’nu biliyor musunuz? Sizce Emzirme Reformu neden gerekli?


Emzirme Reformu'nu biliyorum.
Bence öncelikle kanunen verilen hakların iş yerlerinde işlerliğinin sağlanması. Ücretli ve ücretsiz izinler, süt izni, belli sayının üzerinde eleman çalıştıran iş yerlerinin kreş açma zorunluluğu gibi. Sonrasında ise "ilk 6 ay sadece anne sütü" diye bilgilendirme yapan sağlık kuruluşları ve devleti harekete geçirerek yasal düzenlemeler sayesinde çocuklarımızın emme hakkını kazana bilmek.


Buna şahsi olarak şu anda ihtiyacım olmaya bilir ancak çalışan tüm anneler için hatta ileride kendi kızım için gerekli diye düşünüyorum.

(10) Emzirme Reformu'nu web sitesinde desteklediniz mi? Destek olmak için

http://emzirmereformu.com/ adresindeki formu doldurmanız yeterli.


Web sayfasına girerek desteklemek dışında elimden geldiğince oluşumun içinde kalarak insanları haberdar etmeye çalışıyorum. Birlikten kuvvet doğar mantığıyla, Nurturia, Facebook, Twitter vb. gibi bir çok sosyal paylaşım alanında insanlara duyurmaya çalışıyorum. Siz de aynı şeyi yaparsanız çok güzel olur diye düşünüyorum. Amaç bebeklerimizin daha sağlıklı olanı alması anne sütü ve anne sevgisi...

Blog kullanmıyorsanız Emzirme Reformunun Facebook sayfasından Sobe diye bilirsiniz.


(*) Türkiye’de ilk altı ay sadece anne sütü alan bebeklerin oranı yüzde 1,3. (Kaynak UNICEF Türkiye). Annelerin yüzde 98'i doğumdan sonra emzirmeye başlıyor, fakat ilk iki aydan sonra genel emzirme sorunları veya işe başladıklarında yaşadıkları sıkıntılar nedeniyle emzirmeyi ve anne sütüyle beslemeyi sonlandırabiliyorlar.

20 Aralık 2010

"Emzirme Reformu Hareketi" Hız kazanarak devam ediyor.

"Emzirme Reformu Hareketi"  için çalışmalar devam ediyor. Gerek destekleyenler, gerekse çalışmalara birebir katılımcı sayısı giderek artıyor.

Bu çalışmalardan biri de Cumartesi City's alışveriş merkezinde düzenlenen toplu emzirme etkinliğiydi. Emzirme reformu destek, görüş ve bilgi almak için tıklayınız. 

KanalD Haber- Emzirme etkinliği haberi
Show Haber - Emzirme etkinliği haberi

3 Ekim 2010

Emzirme Reformu

EMZİRME REFORMU MANİFESTOSU




Anne sütü, bir bebeğin alabileceği en iyi besindir.



Dünya Sağlık Örgütü, bebeklerin ilk altı ay boyunca sadece anne sütüyle beslenmelerini, daha sonrasında ise ek gıdalarla desteklenerek en az iki sene boyunca emzirilmelerini önermektedir.



T.C. Sağlık Bakanlığı da Dünya Sağlık Örgütü’nün bu önerisini dikkate alarak “ilk altı ay sadece anne sütü” yaklaşımını benimsemektedir.



“İlk altı ay sadece anne sütü” yaklaşımının uygulanmasında ve annelerin bebeklerini istedikleri gibi emzirmeleri konusunda gerek iş hayatında, gerekse toplumsal hayatta sorunlar yaşanmaktadır. Şöyle ki:



İş Hayatında:



•Çalışan annelerin yaşadığı sıkıntıların başında süt izninin gereği gibi kullanımı gelmektedir. Yasaya göre, bir yaşından küçük çocuğunu emzirmesi için günde toplam bir buçuk saat süt izni verilen anne, bu sürenin hangi saatler arasında ve kaça bölünerek kullanılacağını kendisi belirler. Bu süre günlük çalışma süresinden sayılır. Bu madde, iş yasasında teminat altında olmasına rağmen uygulamadan kaynaklı sorunlar yaşanmakta, çalışan anneler süt izinlerini hakları doğrultusunda kullanamamaktadır. Bu sorunlar iş yerinin bakanlık müfettişleri tarafından denetlenmesi ile düzeltilebilir.

•Sağlık Bakanlığı’nın “ilk 6 ay sadece anne sütü” politikasıyla Çalışma Bakanlığı’nın çalışan annelere sağladığı 4 aylık doğum izni birbiriyle çelişmektedir. Birçok anne bebeği henüz iki-iki buçuk aylıkken çalışmaya geri dönmek durumunda kalmakta ve işyerinde sütünü gereği gibi sağamadığı için sütü azalarak kesilmektedir. Bu yanlışlık bir an önce giderilmeli, Çalışma Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı’nın “ilk 6 ay sadece anne sütü” uygulamasını destekler hale getirilmelidir.

•Ülkemizde doğum izni konusunda ciddi değişikliklere ihtiyaç vardır. Birçok çalışan anne doğumdan önce 8, doğumdan sonra 8 olmak üzere, toplamda 16 haftalık ücretli doğum izni kullanabilmekte, doğumdan önceki izninin beş haftasını doğum sonrasına aktarabildiği takdirde bile bebeği henüz gün boyu meme emmesi gereken durumda olmasına rağmen işe geri dönmek durumunda kalmaktadır. Dolayısıyla oldukça yetersiz kalan hali hazırdaki doğumdan sonraki 8 haftalık ücretli doğum izni en az 6 aya çıkarılmalıdır.

•Doğum sonrası ücretsiz izin konusunda özellikle de özel sektörde çalışan anneler zorluk yaşamakta, annenin ücretsiz izin isteğine kötü bakılmakta, hatta işten çıkarma sebebi olarak bile görülebilmektedir. Dolayısıyla ücretsiz izin konusunda da ciddi değişiklikler yapılmalı, doğum sonrası ücretsiz izin en az iki seneye çıkarılmalı ve özel sektör çalışanları da, kamu çalışanları gibi rahatlıkla ücretsiz izin kullanabilmelidir.

•“Gebe Veya Emziren Kadınların Çalıştırılma Şartlarıyla Emzirme Odaları Ve Çocuk Bakım Yurtlarına Dair Yönetmelik”, Madde 15’e göre, “yaşları ve medeni halleri ne olursa olsun, 100-150 arası kadın işçi çalıştırılan işyerlerinde, bir yaşından küçük çocukların bırakılması ve bakılması ve emziren işçilerin çocuklarını emzirmeleri için işveren tarafından, çalışma yerlerinden ayrı ve işyerine en çok 250 metre uzaklıkta bir emzirme odasının kurulması zorunludur.” Yine aynı yönetmelik, “yaşları ve medeni halleri ne olursa olsun, 150 den çok kadın işçi çalıştırılan işyerlerinde, 0-6 yaşındaki çocukların bırakılması ve bakılması, emziren işçilerin çocuklarını emzirmeleri için işveren tarafından, çalışma yerlerinden ayrı ve işyerine yakın bir yurdun kurulması”nın zorunlu olduğunu, yurt açma yükümlülüğünde olan işverenlerin yurt içinde anaokulu da açmak zorunda olduğunu belirtmektedir. Bu maddeler yürürlüğe konmalıdır.

•Aynı yönetmeliğe göre, emziren işçi doğumu izleyen altı ay boyunca gece çalıştırılamaz. Yeni doğum yapmış işçinin doğumu izleyen sekiz haftalık süre sonunda, emziren işçinin ise, altı aylık süreden sonra gece çalışması yapmasının güvenlik ve sağlık açısından sakıncalı olduğunun hekim raporu ile belirlendiği dönem boyunca, gece çalıştırılamaz. Bu maddelere de uygulamada sadık kalınmalı, emziren anneler gece çalıştırılmamalı, vardiyalı çalışmaya zorlanmamalıdır.

•Emziren anneler günde 7,5 saatten fazla çalıştırılmamalıdır. Bu, kanun gereği böyledir.

•Hiçbir çalışan anneye çocuğunu emzirdiği ve süt izni kullandığı için işyerinde “mobbing” uygulanmamalıdır. Annenin süt iznini kullanacağı saatlere kasti olarak acil toplantılar, “o dakika bitirilmesi gereken işler” denk getirilmemelidir. Anne, fazla mesai yapması için zorlanmamalı, işini kaybetme tehdidiyle süt iznini kullanması engellenmemelidir.

•Hiçbir çalışan anne emzirdiği için, süt iznini kullandığı için işinden çıkartılmamalıdır.

•Çalışan bir annenin süt iznini kullanıyor olması performansının düşük olduğu anlamına getirilmemelidir. Annenin işyerinde bulunduğu saatlerdeki performansı, diğer çalışanların performans değerlendirme ölçütleri ile aynı doğrultuda, adil bir şekilde değerlendirilmelidir.

•İşyerinde sütünü sağması gereken annenin ihtiyaçları (oda, buzdolabı vb.) karşılanmalı ve mahremiyetine saygı gösterilmelidir. Anne, tuvaletlerde ya da arşiv odalarında sütünü sağmak zorunda bırakılmamalıdır.

Toplumsal Hayatta:



•Gebeler ve yeni anneler, emzirme hakkında yeterince bilgilendirilmelidir. Yeni annelerin, emzirme teknikleri konusundaki yetersiz bilgileri “sütüm yetmiyor” gibi endişelere yol açmakta, mama vermeye yatkın doktorlardan ve aile büyüklerinden gelen baskının da etkisiyle birçok bebek anne sütünden gereksiz yere mahrum kalarak mamayla beslenmektedir.

•Emzirme, doğumdan sonra en kısa sürede başlamalıdır. Tıbbi bir engel yoksa, doğumundan sonraki ilk dakikalarda bebek annenin kucağına verilmeli ve doğumdan sonraki ilk yarım saat içinde emzirmenin başlaması sağlanmalıdır.

•Her annenin bebeğini istediği sürece emzirme hakkı vardır. Hiçbir anneye çocuğu “meme emmek için fazla büyüdüğü için” mahalle baskısı yapılmamalı, anne ve bebek devamını istediği sürece bu bağın zorla kopartılması hiçbir şekilde talep edilmemelidir.

•İsteyen her anne, parkta, sokakta, alışveriş merkezinde vs. bebeğini emzirebilmelidir. Hiçbir anneye ortalıkta emzirdiği için ayıp, yasak, ya da kötü bir şey yapıyormuş izlenimi verilmemelidir. Bebeğini emziren annenin memesi cinsel obje değildir.

•Ortalıkta emzirmek istemeyen annenin mahremiyetine de saygı gösterilmelidir